27 Haziran 2018 Çarşamba

Acemi Kampçı


Uzun zaman sonra merhaba millet.Görüşmeyeli nasılsınız?
Beni sorarsanız iyiyim. :D
Ne zamandır size yapmayı planladığımız kısa kamp maceramızdan bahsetmek istedim.
Belki gitmek isteyen bu heyecanı  yaşamak isteyen olur.

Öncelikle gitmek istediğiniz yeri iyice araştırın,bizim yaşadığımız aksilikleri yaşamanızı istemem.
Biz Şile yolunda ki Sahil kampa gitmeyi tercih ettik. Etmesek daha iyiydi sanki :D
Neden mi?
Sabahın altısında evden çıktım ,burada bir sorun yok Üsküdar'a kadar da sorunsuz geldim.
buradan Üsküdar belediyesine sitemim Allah aşkına her şeyi yaptığınız yere bir tuvalet yapamadınız mı? Ölüyordum az kala oracıklarda :D
Neyse efenim...
Üsküdar sahilinde kalkan 139 numaralı otobüse bindik(bilet alınıyor öğrenci 8lira)
Gideceğimiz noktayı da biliyoruz sorduk araştırdık kampın internet sitesinde de ulaşım çok kolay yazıyor sadece 2km sapaktan yürüyeceksiniz diyor(!).

Biz o günlerde lanet ettiğimiz sofular sapağında indik.Hepimiz heyecanlıyız ilk defa beraber kamp yapacağız.Ama aksilikler grubu  olarak yine her şey bizi bulmasa şaşardık diyerek bildiğin otobanda kalakaldık. Tırlar mı deseniz kamyonlar mı deseniz yanımızda duran.Ucuz yırttık birazcık. Biraz yürümeye başladık ama yok yolun devamında bir şey. Olduğumuz yerde duralım dedik. O sırada düşünüyoruz tabi ne yapsak nasıl gitsek gitsek diye.İşletmeyi aramak aklımıza geliyor ve arıyoruz.Bize nerede olduğumuz hemen servis göndereceklerini söylüyorlar.(Bunu kendileri istiyor biz hiçbir şekilde bizi alın demedik) Hava otuz derece biz açız ve delirmek üzereyiz.Bekliyoruz yine umutlanmaya başladık tabi.Aradan kırk dakika geçiyor araba yok ,yine arıyoruz konuşma tarzları azarlar biçimde iğrenç bir uslupla konuşuyor bizle.
Çaremiz yok başka bekliyoruz tam iki saat geçiyor.

Öğreniyoruz ki  adamın arabasını jandarma bağlamış(!)Ne kadarı doğru bilemiyoruz tabi:D
Lanet olsun kampına diyip yolda yürümeye başladığımız sırada yanımızdan bir taksi geçerken  durduruyor ve bizi en yakın ormana bırakıyor.(Burada toplam otuz liramız taksiye gitmesi ayrı getirdiği orman gideceğimiz yolun çeyreği bile değilmiş. Neredeyse iki yüz lira yazar size dedi.*.*)
                                     Ormanda iniyoruz tabii.

Yemeklerimizi seriyoruz güzelce yiyoruz birazcık kendimize geldiğimiz saatlerdeyiz.

Arkadaşımız tekrar konuşuyor işletmeyle ve bizi alacaklarını söylüyorlar.

Öyle böyle derken gidiyoruz.Ama saat öğleden sonra dört olmuş çoktan...

iki kişilik çadırlar için ellişer lira verip çadırlarımızı kiralıyoruz.

Birkaç fotoğraf bırakayım şuraya.
Güzel geçti mi?Kesinlikle evet.Eğlendik stresimizi attık.










Tuvaletler temizdi. Ateş yakmaya müsaitti.
ayrıca dolap ,şarj doldurulacak yer de vardı.
pahalı olmasını beklediğim dükkanın fiyatları normaldi.








Közde kahveyi kesinlikle denemenizi öneririm böyle yerlerde.



                                              Bulduğumuz küçük harikalar diyarı çadırımız.





Olaylar burada bitiyor mu? Tabii ki hayır.
Ertesi gün olup geri döneceğimiz de biz işletme sahibine soruyoruz.Otobüsler saat kaçta geçiyor diye. Oda o kadar rahatlıkla her yarım saatte var gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz diyor.Biz de nasıl seviniyoruz kolaymış o zaman diye. Halbuki öyle bir şey yok yarım saatte değil bizim çıktığımız saatten tam altı saat sonra geçiyormuş.
Biz çıkarken eline hemen telefonunu da aldığını farketmedim  sanma neyse:D
Biz yürüyoruz ,otobüse bekliyoruz. Gelen giden yok.Sinirlerimiz tepemizde yakın bir köye yürümeye başladık.Yürü babam yürü...Zaten yorgunuz.Bir durak bulduk birine sorduk dediler ki buradan geçiyor otobüs bir saati geçik orada bekledik ama ne gelen var ne giden .Yine kandırıldık.Ağlama duvarı gibiyiz o an.:D

Dedik tamam sakin olalım ve yürümeye devam edelim En son bir dondurmacıya sorduk dedi ki size yalan söylemişler araba buradan saat üç buçukta geçecek dedi.Biz şok.El mahkum bekleyeceğiz çünkü sekiz kilo metre yol yürümüşüz sırtımızda eşyalar artık gücümüz kalmadı.En son arabaya binerken yere yığılmak üzereydik abartısız:D


Şimdi önemli sona gelelim. Burayı öneriyor muyum? Biraz evet biraz hayır.Arabanız varsa kesinlikle gidin diyeceğim ama yoksa iyice araştırın ve öyle karar verin. Ben bir daha gider miyim? Aynı bölge için evet ama işletme için hayır.

Sağlıcakla kalın  ,yakın bir zamanda tekrar geleceğim:D 

 

26 Ocak 2018 Cuma

DUEL-Dizi Yorumu-





Merhaba canım bloğum.





İki günde izleyip bitirdiğim bir dizi getirdim size. Uzun zamandır dizi izlemiyordum ama bir arkadaşımın önerisi sonucunda kendimi diziyi izlerken buldum. Son zamanlarda sıkıcı K-dramalardan sıkıldıysanız,bu dizi tam size göre.Hemen başlayın derim.

Konusu:  Dizimizde klonlar ve insanlar arasında ki savaşı izlerken.Baş rolde olan polis memurumuzun kızının kaçırılmasıyla klonlarımızla yolu kesişiyor.


-Spoiler -yorum


Diziye başladığım ilk anda aşk olmaması beni aşırı büyülemişti. Her sahnesi ayrı bir özenle yazılmış dizimizin. Bilim-kurgu bol aksiyon seviyorsanız tam da size göre bu dizi.





Klon karakterlerimiz Sung-Joon & Sung-Hoon 'u canlandıran  Yang Se Jong'a buradan yeni bir fan kazandığını söylemek istiyorum.


Kötü karakterimiz Sung Hoon'u canlandırması duygu geçişleri harikaydı.Sonunda  geçirdiği şeyler beni üzse de yine de bu gerekiyordu.-Ama ağladığım gerçeğini değiştirmez-


Hafızasını kaybettiği için başına gelmedik şey kalmayan yemediği hakaret, işlemediği suçlarla suçlanan Joon. Kendi hayatındaki sorulara cevap bulmak için polisimizin peşinden gidiyor. Ne kadar dayak yedin sen Joon-ah :(

Çektiği acıların,sevdiklerini kaybetmenin, bildiği her şeyin yalan olmasının acısını o kadar net  bir şekilde hissettirdi ki bize Hoon,tek istediği şeyin insan gibi yaşamak sevilmek olduğunu kendisinden başka kimse anlamadı son bölüme kadar. Sayfalar dolusu şey yazabilirim ama herkese acımasız olsa da içindeki sevgiyi küçük kızla ilişkisinde gayet net göreceksiniz. Çok sevildin be Hoon. 




Sanırım en etkilendiğim sahnede en değer verdiği kişiyi yanlış anlayıp kendi elleriyle öldürmesiydi.Yüzünde  yaşadığı pişmanlık ,kabul edemeyişi bir damla göz yaşı akıtmama neden olmuştu.
Ne konuştum be..





'Seni 12 yıl boyunca bekledim.Sözünü tutmadın bana yalan söyledin orada ben korkudan işkencelere katlanırken sen neredeydin?'





Yer yer sinir krizleri geçirtecek savcımız,acaba iyi mi kötü mü diye düşündürtecek sizi.İzleyin görün devamını diyorum.




Bir baba kızın için neleri yapmaz?  İlişkileri o kadar tatlı o kadar masumdu ki gülümsemeden edemeyeceksiniz.



İzleyin diyor ve size mükemmel bir gülümsemeyle veda ediyorum.









4 Haziran 2017 Pazar

The Mıracle-Dizi Yorumu-

Uzun zaman oldu sanırım buraya uğramayalı...
Üzgün müyüm? Kesinlikle evet..Yazmayı özledim ama aynı zaman da hiçbir şey yapmak istemiyorum.Okul o kadar yoruyor ki ne dizi izliyorum ne müzik videoları böyle ot gibi bir yaşamım var bu ara.:D

Ama bu psikolojik karışıklığın arasında dizi izlemeye vakit buldum.
Böyle minicik ,kısacık tatlı mı tatlı bir mini dizimiz.








Dizimizin adı THE MIRACLE ...



Si-ah ve Si-yeon ikiz kardeşler ve Si-ah çok popüler bir idolken, Si-yeon kilolu odasına kapanan lisede hoşlandığı çocuk tarafından türlü işkencelere maruz kalan bir kız.
Si-yeon kardeşi Si-ah gibi olmak ister ve bir gün kalktığında ruhlarının değiştiklerini farkederler.




Yorum:


Diziyi sevdim mi?

Kesinlikle evet...Kendimden parçalar bulduğum bir diziydi,yer yer gözlerim dolsada bolbol güldüğüm bir dizi oldu.

Sonu mutsuz gibi dursada aslında mutlu bitti biraz üzülmedim değil ama olsun :)




Yeppudaa ve Koreantürk'ten diziyi izleyebilirsiniz.




Görüşmek üzere :)



28 Ağustos 2016 Pazar

Yaoi Film Önerileri:

Merhabayın millet diyerek yeniden söze giriyorum :)
Yaoi sever biri olarak  size öneriler sunmaya geldim.
Bu zamana kadar izlediklerim arasında ,güzel olan  yaoi konulu filmleri sizlere önereceğim.Öncelikle Yaoi'nin anlamını söylemem gerekir sanırım.
Yaoi kelime olarak erkek-erkek ilişkisine verilen bir ad.
Ne zaman başladığını  bilmiyorum ama bayılarak (hatta bir ara gece gündüz bu konulu yapımları izlerdim) izliyorum. Okuyucularım arasında belki izleyenler-sevenler  vardır diyor ve önerilerimi sıralıyorum.



1) Takumi-kun series


Sanrım izlediğim 3 veyada 4 filmi var.Oyuncularında değişiklik olsa da hoş bir film diyebiliriz.
Erkeklerin olduğu okulda erkeklerin hayatını ve birbirlerine olan aşkını anlatıyor. Takumi'de  gönlünü popüler çocuğumuza kaptırıyor :D Malesef  Türkçe'si yok ama İngilizce izlemek isteyenler ismini Youtube yazmaları yeterli olacaktır.
Ayrıca çook çoook rahatsız olanlar için söyleyeyim filmde öpüşme ve hafifte olsa yatak sahneleri mevcut. Ama izleyin derim :D 

2)Ai no Kotodama




Buda diğer filmimiz.Aynı evde yaşıyan iki arkadaşın sonradan birbirlerine aşık olma serüvenini anlatıyor.Çok hoştu izlerken hiç sıkılmamıştım.
  izlemek isteyenler yine youtube amcaya gidebilir hemen çıkacaktır karşınıza.

3)Ai No Kotodama




Devam serisi gibi gözükse de aslında tamamen farklı konudan oluşan bir yapım.Karakterlerimiz bu sefer iş yerinden arkadaşlar birbirlerinden nefret ediyorlar gibi dursa da yavaş yavaş birbirlerinden aşık olduklarını anlarlar.




Bunlar sizin rahatsız olmayacağınız seviyede içinde birçok ders barındıran ve ilaveten eğlenceli yapımlar:3




Dizi Önerisi: Ice Fantasy

                         ATEŞ VE BUZ KRALLIĞININ MÜCADELESİNE TANIK OLUN



 Dizimiz beni öncelikle Victoria olduğu için çekse de konusu bile mükemmel.
Taht kavgaları aşk,ihanet her şey bu dizide var.
daha ilk bölümünü izlemiş olsam da benden şimdiden tam puan aldı.
Çin yapımlarını sevenleri buraya alalım ayrıca dizide Tianyu da var:D





izlemek için buraya tıklamanız yeterli:3 

22 Temmuz 2016 Cuma

Tercih Ettiğim Kore Yemekleri:


Ben şu bloğa 4 yıl oldu hala nasıl giriş yapacağımı bulamadım :D :D 
Merhabayınnnn :D 
Kore yemeği seven var mı?
yada hiç deneyen ?
değişik tatlara açık olan biri olarak ben bayılıyorum desem yeridir 
yılda en az 2 kere giderim yanıma biri olsun yeter ki :D 

Bende dedim ki bu zamana  kadar yediğim ve beğendiğim Kore yemeklerini yazayım.

1)Ramen 
Herhalde bütün Asya severlerin yediği tek yiyecek olarak tarihe geçebilir :D 
Aslında ben fazla hoşlanmasam da (her yediğimde yalnızca 3 çubuk(!) alabiliyorum :D  )
herkesin kolayca bulup yiyebileceği bir şey.

2) Ddukbokki

Allahım ben bunu nasıl seviyorum nasıl seviyorum.Böyle tabaklarca verin yiyim D: 
acı seviyorsanız (cidden acı ama) buna bayılacaksınız.Olsa da yesek *-*


3) Bibimbap
Sebze severlerin bayılacağı bir şey.Ben genelde yumurtasız tercih ediyorum.Kesinlikle damak zevkinize uyacak.

4)Bulgogi 



Eti kendilerine göre soslamasıyla bunu yapıyoRlar. Farklı ama çok güzel.Et hem tatlı hemde acı nasıl olur demeyin bulgogide oluyor. Kesinlikle bayılarak yediklerim arasında.

5)Kimbap
Yosuna sarılarak yapılan bir yiyecek. İyisini de yedim kötüsünü de.Her şey yosunda bitiyor bana göre yosun kokmuyorsa kaliteliyse kesinlikle mükemmel bir tad oluyor.Öneriyorum ama iyi yapan bir yerde tabi ki :D 

6)Mandu


Kesinlikle bayılarak yediklerimin arasında.Biraz acı ve sıcak yendiğinde güzel.İçine köfte konularak yapılıyor sanırım.Özel sosuyla birleştiğinde mükemmel bir tad ortaya çıkıyor.

7)Tatlı ekşi soslu tavuk

bildiğiniz isminden de anlaşıldığı gibi tatlı ekşi birazda acılı bir tat.Kesinlikle mükemmel bayılacaksınız.Çin yemeği olsa da normalde ben hep Kore restoranlarında yedim :D



8)Salatalık Kimchisi:


Normalde yemek değil ,yemeklerin yanında gelen aparatif de olsa ben bayılarak bunu yiyorum :D 
normalde kimchiyi fazla yiyemem böyle bir süre sonra ağzımda acayip bir tat bırakıyor ve bunu sevmiyorum ama bunu kesinlikle taban tabak yiyebilirim.




Şu anda yapmak istediğim :


 bir daha ki yazımda görüşmek üzereeee :*

17 Temmuz 2016 Pazar

Our Times/ FİLM Yorumu



Merhabayın efenim.Uzun zaman sonra yeni film önerisiyle geldim.Kesinlikle izlemeniz gereken bir film diyor altını çiziyorum izlerken yüzünüzden gülümseme eksik olmayacak bir Tayvan yapımı olsada bayıla bayıla izleyeceksiniz.




KONUSU:
Lin Chen-Hsin geç saatlere kadar çalışan ve hak ettiği muameleyi göremeyen bir kadındır. Bir gün iş arkadaşlarının kendisi hakkındaki kötü söylemlerine kulak misafiri olur ve çok üzülür. Geçmişte çok sevdiği Andy Lau`nun bir şarkısını dinler ve bu şarkı onu lise yıllarına geri götürür. O zamanlar haksızlığa dahi gelemeyen bir kız olan Lin Chen, lise yıllarını hatırladığında kendine gelir. Mutsuz olduğu işine istifasını basar ve durmadan tartıştığı erkek arkadaşından ayrılır.Daha sonra Andy Lau konserine gitmeye kadar verir ve kendisini bekleyen bir sürprizle karşılaşır..



SPOİLEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEERRRRRRRRRR



Nasıl güzelsiniz beraber siz öyle TT
bak yine ağlama isteği ile doldum.

film resmen seviyosan söyle repliği üzerine kurulmuş tabi bunlar söyleyemiyor acıları yaşıyor.Yalnış anlaşılmalar kazalar mükemmel arkadaşlıklar ve aşkları doğuruyor :3 izleyin izlettirinTT


'Ne zaman kızlar bir şey yok derse bir şey vardır,Ne zaman kızlar iyiyim dese aslında  iyi değildir....ve ne zaman kızlar senle konuşmak istemiyorum,görmek istemiyorum derse bu sana değer verdiğini hep seni görmek istediği anlamına gelir'


'Birinden hoşlandığımda o başkasını seviyorsa ona kötü davranırdım dikatini çekmek ve yakın olmak için'






'onu gördüğümde aslında  çok gergindim '



Tekrar İzleyin izlettirin diyor filmin en çok sevdiğim sahnesiyle veda ediyorum görüşürüz millet.